Türk Medyasına Internet ve Oyun Linçi Konusunda Açık Mektup
2011 yılında geleneksel medyaya inanmak ahmaklıktır. İşte bu yüzden, geleneksel medya kör maymunlar gibi yeni medyaya saldırıyor. Sosyal medyaya, oyunlara, internete; yani kendi yalanlarını ortaya çıkartabilen her şeye. Türk medyasının bu korku hükmü ve reyting uğruna korku satmaya devam etmesi de her seferinde kendi cehaletlerini, IQ fakirliklerini ortaya koyuyor.
Bugüne kadar çok kez linç kampanyası başlatıldı, oyuncular bir tarikatmış gibi gösterildi, cinayetlerin sebepleri oyunlar, araba kazalarının sebepleri olarak internet gösterildi ve hala 2011 yılında bundan bir bağımlılıkmış gibi bahsediliyor. Bu konuda cehaletinde boğulanlar sadece medyamız değil, profesörlerimiz de ne yazık ki. Geçtiğimiz aylarda Kanal D’de yayınlanan Muhabbet Kralı programında da açıkça gördüğümüz gibi, sosyal konularda uzmanlaştığını düşündüğümüz ve “akademisyen” gibi altı dolu bir sıfatı yakıştırdığımız insanlar bile bu korku furyasından nasipleniyor.
Her şeye sırayla değineceğim, o yüzden ilk başta bu “bağımlılık” yalanından başlayalım.
Kısa keseceğim, zekası yetenler ne demek istediğimi anlayacaktır zira. 2011 yılında sadece mobil internet trafiği (yani cep telefonları, laptoplar ve tabletler), 2005 yılındaki tüm internetin trafiğiyle eşit olacak; hatta yılın yarısındaki analizlere bakacak olursak geçecek. Böyle bir tabloda hala bir internet “bağımlılığı”ndan bahsedilebilir mi? Hayatımızda internetin olmadığı herhangi bir yer var mı? Bugün piyasaya çıkan en dandik telefonda bile bir e-mail özelliği yok mu? İnternet konusunda bir bağımlılığın olduğunu düşünenler, günde telefonları başında kaç saatlerini geçiriyorlar; ya da bilgisayarlarında dial-up bağlantı falan mı var?
İkincisi, oyunlar.
Kimse kusura bakmasın, oyunlara bok atan insan ya cahildir ya da bir çıkarı vardır. Türk medyası bu ikisinin de birleşimi ne yazık ki. Geçtiğimiz yıllarda Aktüel dergisi oyunculara “tarikat üyesi” diye iftira atarken, pornocu ve sapık diye yaftalarken, kapağında Deniz Akkaya’nın “Sex sells” tabirini doğrulayan bir fotoğrafını yayınlamamış mıdır? Bu durumda hakim porno görüşüne göre pornocu kimdir? Yıllar sonra ülkemizde küçücük bir çocuk kendi öz kuzeni tarafından öldürüldüğünde, bakın burayı çok iyi okuyun, basın mensupları olay yerine gidip de aileye “siz bunu yapın, sizi manşete taşıyalım, olay halkın ve polisin ilgisini çeksin” diyerek aileden “oğlumuz Metin2 oyunun bağımlısıydı, onla ilgili internet kafede bir olay olmuş” sözü kayıtlara geçirilmemiş midir? Bu sahtekarlığı yapan gazeteciler neden önceki açık mektuplara rağmen kimliklerini halka açıklamamıştır? İlla bizim mi açıklamamız lazım? Vicdanınız ve olduğunu iddia ettiğiniz gazetecilik etiği paravanı bu mu? Bu gibi yalanlara inanan aileler ve “çocuğum internet kafede çok vakit geçiriyor” diye ağlayan ebeveynler, evlerinde çocuklarına bir aile ortamı sunamadıkları için internet kafelerde gerçekten bir “abi” olgusuyla tanıştığının farkında değil mi?
Geri dönelim asıl çıkış noktamıza, dün Oslo’da yaşanan terör saldırısı. Bugün yakalanan iki şüpheli genç için vurgulanan cümleler neden “sağcı hıristiyan”, “world of warcraft oyunu bağımlısı” ve “modern warfare 2 oyunu bağımlısı”dır. Sorarım size bu cümleleri yazan NTV, Hürriyet, Milliyet ve bilimum büyük yayın organı editörlerine; günümüzde World of Warcraft oynamayan bir kişi var mıdır? Günümüzde MW2 oynamayan bir kişi var mıdır? Yapılan araştırmalar açıkça, oyunların popüleritesinin yükselmesiyle suç oranlarının azaldığını ortaya koymaktadır. Facebook’ta insanların hangi sayfalara “tıkladıkları”na bakıp haber yapmak mı araştırmacı gazeteciliktir? Yoksa yazdığınız konuyla ilgili ufak bile olsa bir kaç bilgi edinip yazmak mı?
Sevgili korku satan editörler, kimin piyonusunuz bilmiyorum ama internet kullanıcılarını karşınıza almak istemezsiniz. Çünkü size korku satın diyen kişilerden önce sizin kendi kuruluşlarınız bu tepkilerle karşı karşıya kalacaktır. Anonymous ve Lulzsec’in Türkiye’de medya kuruluşlarını teker teker indirmekten son anda vazgeçtiğini biliyor muydunuz? Bilmiyorsanız, bence artık bilmenizde yarar var.
İnternet hepinizden güçlü. Yeni medya hepinizden güçlü. Yandaşı olduğunuz faşizmin de söylediği gibi, “bitaraf olan bertaraf olur”. Tarafınızı yanlış seçmemeye bakın.
5 Notes/ Hide
-
mikelesselo bunu berkantakarcan kullanıcısından yeniden blogladı
-
faith-plate bunu berkantakarcan kullanıcısından yeniden blogladı
-
faith-plate bunu beğendi
-
amomoslavida bunu beğendi
-
amomoslavida bunu berkantakarcan kullanıcısından yeniden blogladı
-
berkantakarcan bunu gönderdi
