pazar shuffle’ı, cuma “friday i’m in love”ı falan… çok uzun süredir planlı programlı şeyler yapayım derken içimden geldiği gibi yazmayı, konuşmayı ve bir şeyler anlatmayı unuttum. archangel bunun için bir özür olsun, güzel müzikten ve güzel olan her şeyden.
aslında sadece archangel değil, tamamen burial bunun için bir geri dönüş olsun. iki gündür de sapık gibi dinlediğim üçlüden en yenisi olan archangel olsun, diğerleriyse u hurt me ve forgive. thom yorke, four tet gibi tanrıların eliyle yapılan müzikleri seviyorsanız, burial’ı da sevmemek için bir sebebiniz yok. sözlerini de yazayım tam olsun.
sana sarılmak, tek başına olamazdı. seni sevmek, tek başına olamazdı. seni öpmek, bana nasıl yaptığını söyle, ait olduğumu söyle. sana neden güvendiğim değil bu, sana neden güvendiğim değil. sana sarılmak, tek başına olamazdı. seni sevmek, tek başına olamazdı.
şimdi her neredeyseniz, her ne yapıyorsanız bırakın ve kulaklığınızı takıp gözlerinizi kapayın. archangel çalsın. bırakın çalsın o öylece, dakikalarca, saatlerce, günlerce, belki haftalarca. ta ki bu şarkıyı neden bu kadar sevdiğinizi unutana dek.
