yayınlanmamış duraksamalar #42
“bir zamanlar bu şehir enerji doluydu. kirli ve tehlikeli; ama canlı ve kusursuz.”
her cumartesi sabahının ritüelidir, daha evinin sokağı yeni doğan güneşin ışığıyla yıkanırken eve girmek, hangi anahtarın hangi kapıyı açacağını bulamayacak haldeyken. ya da üzerine düşen sigara tshirt’ünü yakarken, sadece izleyip zevkini çıkarmaktayken.
evet umursamıyorum. evet umursamazım. bundan sonrasını ama. cebimdeki son parasını alkole ve uyuşturucuya harcayan bir adamın bundan sonrasını umursamaması gibi; alkolik, müptezel. dünya götüne, minare sikine; hep tersten söylediği gibi.
ve tıpkı kumkağıdının kesip iz bırakan o öpücüğü gibi tendeki.
herkes aldatsaydı da, herkes yalan söyleseydi de sen söylemeseydin. egoların birbirine dolandığı, bir dna yarattığı yerdeyse en boktanı nedir hiç öğrendin mi? alter egoların kendi egolarına söyledikleriydi tüm gizlenenler, tüm yalanların yeryüzüne doğru patladığı yerdi.
mürekkebin detoks etkisiymiş en gerçeği, tüm saklananlar. beni kumdan kağıtlarla öperken, başka bir adamı istiyor olman. sonra gelip ben hiç kimseyi istemiyorum ki demen. evet, uyuduğunda bunları öğrenmek için vaktin olmuyor. evet, uyuduğunda hayat sana aynı yerden saldırmıyor. evet, uyuduğunda sana kimse yalan söyleyemiyor. evet, uyuduğunda kimse seni aldatamıyor. evet, uyuduğunda kimse ne seninle oynayabiliyor ne duygularını kullanabiliyor.
sen değildin bana doğruları söyleyen 5, kızıl başlı ördeğin yazdıklarıydı. keşke sen söylemiş olsaydı be 5. keşke sana sonunda güvenmiş olan, inanmış olan o masum adama değil. üzdün beni 5, sadece bunu yaptın. ben sana kötülük yapmamış olan tek erkektim hayatındaki. sense bana kötülük yapan ilk kadın.
biterken çalıyordu: lisa miskovsky - still alive

2 Notes/ Hide
-
hakanozgul bunu beğendi
-
berkantakarcan bunu gönderdi
